<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Bilgileri</title>
	<atom:link href="http://www.saglikbilgileri.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikbilgileri.net</link>
	<description>Sağlık Bilgileri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 09:41:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bir İlişkiyi Bitirmenin 7 Yolu</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/bir-iliskiyi-bitirmenin-7-yolu.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/bir-iliskiyi-bitirmenin-7-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 09:32:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık kararı]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilişkiyi bitirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62677</guid>
		<description><![CDATA[1. İçinizden atın ve bırakın gitsin. Ağlayın, arkadaşlarınıza 15. kere onu ne kadar sevdiğinizi anlatın. Eğer duygularınızı dışa vurmazsanız bir türlü ondan kurtulamazsınız. Kendinize en son bir hak daha tanıyın ve içinizde kalan herşeyi ortaya dökün ve sonra durun. Şevkate mi ihtiyacınız var? Sarılıp uyuyabileceğiniz bir şey satın alabilirsiniz. Ya da şirin bir köpek yavrusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/iliski-bitirme.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-62679" title="iliski-bitirme" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/iliski-bitirme-150x150.jpg" alt="Bir İlişkiyi Bitirmenin 7 Yolu" width="150" height="150" /></a><br />
<em>1. İçinizden atın ve bırakın gitsin.</em><br />
Ağlayın, arkadaşlarınıza 15. kere onu ne kadar sevdiğinizi anlatın. Eğer duygularınızı dışa vurmazsanız bir türlü ondan kurtulamazsınız. Kendinize en son bir hak daha tanıyın ve içinizde kalan herşeyi ortaya dökün ve sonra durun. Şevkate mi ihtiyacınız var? Sarılıp uyuyabileceğiniz bir şey satın alabilirsiniz. Ya da şirin bir köpek yavrusu bütün sıkıntılarınızı unutmanıza yardımcı olabilir.</p>
<p><em>2. Kalbinizi eğitin. </em><br />
Eğer eski arkadaşınızı tamamen unutmak istiyorsanız onun hep kötü, negatif taraflarını hatırlamaya çalışın. Mesela yemek yerken ağzını nasıl şaplattığını ya da elleriyle yediği tavuğu hatırlamaya çalışın. Ya da evde sizin sinirlerinizin bozulmasına neden olan davranışlarını. Aslında gitmesi hiç de fena olmadı değil mi?</p>
<p><em>3. İlişkiniz hakkında kayıplar ve kazançları gözden geçirin.</em><br />
Romantizmin bitmesi kendiniz hakkında birçok şeyi öğrenmenizi sağlar. Erdemlerinize bakın. Zorda olduğunuzda yanınızda mıydı? Belkide güveninizi hiç kazanmamıştı. Sonuç olarak eski ilişkinizdeki doğruları ve yanlışları gözden geçirin bu gelecekte daha güçlü <strong>ilişkiler</strong> içine girmenizi sağlayacaktır.</p>
<p><em>4. Cumartesi günlerini arkadaşlarınızla geçirin.</em><br />
Tekrar yalnızsınız ve Cumartesi günleri sizin en zorlandığınız zaman. Bunun için hafta başından arkadaşlarınızı arayarak haftasonu için plan yapın. Yalnız olmamaya gayret edin.</p>
<p><em>5. Mükemmel biriyle tanışın &#8211; kendiniz-. </em><br />
Yapmak isteyip de uzun zamandır ilişkiniz yüzünden yapamadığınız şeyleri yapın. Dans sınıfına yazılın, yeni bir kariyer arayışına girin, o seyahate çıkın.</p>
<p><em>6. Sizi bekleyen yeni tehlikelerin farkında olun.</em><br />
Süslenip püslenip çıktığınız akşamda yeni birine rastlayabilir, hatta aşık bile olabilirsiniz. Ama gerçekten bu aşk mı? hazırmısınız? Yoksa onu sadece bir ilaç olarak mı görüyorsunuz. Ama bir aşk acısından kurtulabilmenin yolu onu unuttuğunuza emin olduktan sonra ancak gerçekleşebilir.</p>
<p><em>7. Kapıları kapatın. </em><br />
Eskisini unuttuğunuza emin olmadan sakın aşık olmayın! Eğer o hala telefon ediyorsa, yeni bir şans tanımanızı istiyorsa sakın birden karar vermeyin. <strong>İlişkinizi bitiren nedenleri</strong> tekrar gözden geçirin ve o nedenler ortadan kalkmadan asla böyle bir karar vermeyin. Yeni sevgilinize hak ettiği ilgi, alaka ve sevgiyi verebilecekseniz ve ayaklarınızın yerden kesildiğine eminseniz eskisine bütün kapıları kapatın.</p>
<p>Sizin de tavsiyeleriniz varsa, lütfen bu konu altında yazın, yayınlayalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/bir-iliskiyi-bitirmenin-7-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yanlış Beslenme Kanser Nedeni!</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/yanlis-beslenme-kanser-nedeni.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/yanlis-beslenme-kanser-nedeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 13:57:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kanser neden]]></category>
		<category><![CDATA[kanser riski]]></category>
		<category><![CDATA[kanserde beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[kanserden korunmak için]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62658</guid>
		<description><![CDATA[Kanser, daha önceleri toplumun korkulu rüyasıyken şimdi nerdeyse kaçınılmazı haline heldi. Kanserin görülme sıklığı her geçen gün artmakta. Yapılan araştırmalar kanserin yaşanan çevreyle, beslenme alışkanlıklarımızla, kalıtımla çok yakından ilintili olduğunu göstermiştir. Her ne olursa olsun en büyük risk yağdır. Yediğimiz besinlerin yağ oranının yüksek olması, fazla miktarda yağ kullanılarak pişirilmeleri ve özellikle de bireylerin vücut [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kanserin-dusmani-meyveler-sebzeler.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-62662" title="kanserin-dusmani-meyveler-sebzeler" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kanserin-dusmani-meyveler-sebzeler-150x150.jpg" alt="Yanlış Beslenme Kanser Nedeni!" width="150" height="150" /></a>Kanser</strong>, daha önceleri toplumun korkulu rüyasıyken şimdi nerdeyse kaçınılmazı haline heldi. Kanserin görülme sıklığı her geçen gün artmakta. Yapılan araştırmalar kanserin yaşanan çevreyle, beslenme alışkanlıklarımızla, kalıtımla çok yakından ilintili olduğunu göstermiştir. Her ne olursa olsun en büyük risk yağdır. Yediğimiz besinlerin yağ oranının yüksek olması, fazla miktarda yağ kullanılarak pişirilmeleri ve özellikle de bireylerin vücut yağ yüzdelerinin yüksek olması yani kilolu olmaları <strong>kanser riskini artırmaktadır.</strong> Peki kansere yakalanma riskini azaltmak için nelere dikkat etmeliyiz?</p>
<p>Bazılarımız için amaç yemek için yaşamaktır. Bu tür insanlar atın ölümü arpadan olsun özdeyişine uygun beslenme davranışını ile canlarının istediği gibi, doğru mu yanlış mı düşünmeden biraz da zevk için yerler. Ancak bu tür insanlar zaman içinde hiçbirşey yiyemez ya da yememeli durumuna gelebilir. Hatalı ve <strong>aşırı beslenme</strong>den kaynaklanan; kanser, kalp, damar, şeker, gut gibi hastalıklar hemen oluşmazlar. Gençliğinde hiç hastalanmayacakmış gibi yaşamını sürdürenler, hatalı uygulamanın cezasını genellikle 35-40 yaşından sonra çekmeye başlarlar. Beslenmede amaç yaşamak için yemeli olmamalıdır. Beslenmemizi düzenlerken çok çeşitli yani bütün besin gruplarından tükeymeyi fakat bu besin gruplarından da besin seçerken de <strong>kanser riskini azaltıcı</strong> olduğunu bildiğimiz A vitamini, C vitamini, E vitamini ve posayı çok içeren besinleri; kanser riskini artırdığını bildiğimiz yağlı ve posasız besinlere oranla daha çok tercih etmeliyiz.</p>
<p>Çevredeki zararlı kimyasal maddeler, besinlerin yağlı kısımlarında birikir. Eğer besinlerin yağlı kısmı iyice ayrıldıktan sonra yenirse, zararlı kimyasal maddelerin vücuda girişi azalır. Et ve peynirler ne kadar yağlı ise, o kadar çok <strong>kanser yapıcı madde</strong> bulunur. Yaşlı hayvanların yağlı kısımlarında daha çok kanser yapıcı kimyasal madde birikebileceğinden, genç hayvan etlerine göre kanser yapıcı etkileri daha fazladır. Bazı araştırmalarda, düzenli domuz eti, domuz pastırması, sosis, sucuk, tereyağı, iç yağı yiyen kişilerde kanserin daha çok görüldüğü belirlenmiştir.</p>
<p>Besinlerin hazırlarken, pişirirken ve saklarken uygulanan hatalı işlemler, besleyici değerlerini azaltır, zehirlenme ve kanser yapıcı maddelerin oluşmasına neden olmaktadır. Bu hataların başlıcaları: yağda kızartma, doğradıktan kestikten sonra bekletme, haşlama, pişme suyunu dökme, az ve çok pişirme, yıkamadan yeme, dumanlama, küflendirme gibidir. Özetlemek istersek<strong> kanserden korunmak için</strong> dengeli beslenmeyi; A, C ve E vitaminleri ile selenyum, çinko, iyot, ve demir gibi mineraller, karotenler ve biyoflavonoitlerden zengin besinlerin biraz daha çok tüketilmesi ve dumanlanmış, tuzlanmış, nitrit ve nitrat eklenmiş ve yağlı besinlerin az tüketilmesi gerekir. Uygun beslenmek için kurubaklagiller, taze sebze ve meyveler, özellikle lahana brokoli, karnabahar, ıspanak, semizotu, pırasa, soğan, sarımsak, turunçgiller ve diğer taze meyveler daha fazla; yağlı ve yaşlı hayvan etleri, yağlı süt ürünleri az tüketilmelidir. Besinler mümkün olduğunca düşük sıcaklıkta pişirilmeli, yüksek ateşe doğrudan tutularak ve yağda kızartılarak pişirme işleminden kaçınılmalıdır.</p>
<p>Diyetisyen Gül YARDIMCI</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/yanlis-beslenme-kanser-nedeni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/kil-donmesi-pilonidal-sinus.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/kil-donmesi-pilonidal-sinus.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 16:32:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kıl dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kıl dönmesi ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[kıl dönmesi belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kıl dönmesi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kuyruk sokumu ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[pilonidal sinüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62628</guid>
		<description><![CDATA[Kıl dönmesi veya tıp dilinde pilonidal sinüs olarak bilinen hastalık son 150 yıldır bilimsel olarak incelenen ve her ne kadar önemsiz bir hastalık olarak görülse de hastaların günlük hayatını sürekli etkilemesi, yüksek tekrarlama riski ve toplumda yaygınlığı sonucunda ülke bazında tedavi masrafının yüksek olması nedeniyle önemini halen korumakta olan bir hastalıktır. Hastalık bölgesinde (çoğunlukla kuyruk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kil-donmesi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-62636" title="kil-donmesi" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kil-donmesi-150x150.jpg" alt="Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)" width="150" height="150" /></a>Kıl dönmesi</strong> veya tıp dilinde <strong>pilonidal sinüs</strong> olarak bilinen hastalık son 150 yıldır bilimsel olarak incelenen ve her ne kadar önemsiz bir hastalık olarak görülse de hastaların günlük hayatını sürekli etkilemesi, yüksek tekrarlama riski ve toplumda yaygınlığı sonucunda ülke bazında tedavi masrafının yüksek olması nedeniyle önemini halen korumakta olan bir hastalıktır.</p>
<p>Hastalık bölgesinde (çoğunlukla kuyruk sokumu) ağrı, şişlik, dolgunuk hissi ve akıntıya bağlı cilt enfeksiyonları, allerji, kaşıntı, yanma ve koku problemleri hastanın hem genel <a title="sağlık" href="http://www.saglikbilgileri.net">sağlık</a> durumunu etkiler ve hemde sosyal ve iş hayatında olumsuz durumlara sebep olur.</p>
<p>Bazı çevreler tarafindan <strong>pilonidal sinüs (kıl dönmesi) hastalığı</strong> doğuştan bir hastalık olarak tanımlansa da günümüzde hastalığın edinsel olduğu görüşü kabul görmektedir.</p>
<p>Her yaşta ve her iki cinste de görülebilmekle olan <strong>kıl dönmesi</strong> en çok 17-35 yaşları arasındaki erkeklerde görülmektedir. Hastanın genel tipi çogunlukla genç, esmer ve vücudunda tüylenme-kıllanmanın fazla olduğu bir erkek olarak tanımlanabilir. Bu hastaların çoğu hafif kiloludur ve giyim tarzlarından dolayı hastalık bölgesinde sürekli giysilerin sürtünmesi mevcuttur. Ayrıca araba, motorsiklet, bisiklet ve koltuklara sürekli oturmadan dolayı hastalıklı bölgede ezilme olması ve kötü hijyen şartları dikkat çekmektedir. Hastalık genellikle<strong> kuyruk sokumu bölgesini</strong> seçse de sakal bölgesi, koltuk altı, göbek ve kasıklarda da görülebilmektedir. Hastalar çogunlukla <strong>kuyruk sokumunda ağrı</strong> ve/veya akıntı yakınması ile hekime başvururlar.</p>
<p>Kıl dönmesinin oluşumunda vücudun kıllarının deriye batması ve cildin altında bir keseciğin ortaya çıkması rol oynar ve bu cilt kaynaklı yapının kendiliğinden yok olma şansı yoktur. <strong>Kıl dönmesinin tedavisi</strong> hemen her zaman cerrahidir. Hastanın yakınmaları ve derecesi ne olursa olsun acil operasyona gerek yoktur ancak kesenin cerahat ile dolması yani apseleşmesi durumu şiddetli ağrı, ateş ve genel enfeksiyon bulguları ile seyrettiğinden bu durumda acilen apsenin boşaltılması hastanın şikayetlerini geriletecektir, böylece daha sonra uygun bir zamanda kesin tedavi için operasyon planlanabilir.</p>
<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kil-donmesi-ameliyat-sonrasi.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-62639" title="kil-donmesi-ameliyat-sonrasi" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kil-donmesi-ameliyat-sonrasi-150x150.jpg" alt="Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)" width="150" height="150" /></a><strong>Kıl dönmesinin tedavisinde</strong> seçilecek cerrahi yöntem hem hastanın hayat tarzı ve düzeni, hem hastalığın derecesi ve tabii ki operasyonu gerçeklestirecek cerrahın kararı ile belirlenir. Uygulanacak ameliyat basit bir şekilde hastalıklı dokunun çıkarılması ve yaranın kendi kendine iyileşmesini sağlamaktan değisik deri yamalama tekniklerine kadar çok geniş bir yelpazeden seçilir. <strong>Kıl dönmesi ameliyatı</strong> bölgesel uyuşturma (lokal anestezi), belden aşağı uyuşturma (spinal anestezi) veya tam narkoz (genel anestezi) eşliğinde gerçekleştirilebilir.</p>
<p>Yaranın açık bırakıldığı teknikte ameliyat kısa sürelidir ve genellikle lokal anestezi ile gerçeklestirilebilir olması, ise dönüş zamanının kısa oluşu ve tekrarlama şansının düşük olması avantaj iken, günlük pansumanların gereksinimi, yaranın sudan korunma zorunluluğu ve iyileşme süresinin uzun olması (3hafta – 3ay) olumsuz taraflar olarak sayılabilir.</p>
<p>Operasyon sırasında çıkarılan sinüsün (kesenin) yerinin direkt olarak dikilmesi kolay ve kısa süreli bir operasyon olması , hastanın hızlı iyileşmesi (1-2 hafta) ve ekonomik olması nedeniyle bir çok resmi sağlık kuruluşu tarafindan benimsense de operasyon sonrası enfeksiyon ve yara ayrılmaları, ve tekrarlama şansının yüksek olması nedeniyle çok tercih edilen bir yöntem değildir.</p>
<p>Hastalıklı alanın çıkarılmasından sonra bir cilt yaması ile (fleb) operasyon yerinin kapatılması ağrısız ve konforlu bir yöntem olmakla birlikte tekrarlama şansının düşük olmasından dolayı en çok tavsiye edilen tekniklerden biridir. Bu yöntemin olumsuz tarafları ise operasyondan sonra uzun yatak istirahati süresi (1-2 hafta) ve maliyetinin diger yöntemlere göre daha fazla olmasıdır.</p>
<p>Yukarıda sayılan üç ana<strong> ameliyat tekniğin</strong> her biri kendi içinde bir çok değişik teknik ile uygulanabilir ve bu seçim hasta ve hastalığın derecesine göre cerrahin önerisi ile yapılır.</p>
<p>Operasyondan önce diğer bütün cerrahi operasyonlar için geçerli olan hazırlık kuralları geçerli olmakla birlikte özel bir hazırlık dönemine gerek yoktur. Çogu zaman operasyon günübirlik yatış-çıkış şeklinde (outpatient) gerçekleştirilebilir. Yani sabah ameliyata giren hasta çoğu zaman geceyi evinde geçirebilir. Ameliyat zamanına karar verilirken hastalıklı bölgenin iltihaplı olmaması tercih edilmelidir. Apseler boşaltılır ve<strong> irinli iltihabın</strong> varlığında ağızdan alınacak antibiyotikler, pansumanlar ve dezenfektanlı oturma banyolari ile iltihap giderilmeye çalışılır. Operasyondan önce kuyruk sokumu ve basenler geniş bir şekilde tıraş edilerek veya bazı kimyasal maddeler kullanarak kıllardan arındırılır. Genellikle kan hazırlamak veya barsak temizliği ve lavmanlar gibi işlemlere gerek yoktur.</p>
<p>Hastalığın oluşumunda rol oynadığı sanılan bazı faktörlerin operasyondan sonra ortadan kaldırılması da operasyon yönteminin seçimi gibi tekrarlamayı engelleme konusunda etkili olabilir. Örneğin operasyondan sonraki erken dönemde yaranın darbeler, basınç ve ezilmeler ve gerginlikten korunması hem erken dönemde operasyon yerinde sorun çıkmasını ve hem de geç dönemdeki tekrarlamaların riskini azaltmaktadır. Yine kişisel cilt hijyeninin yanısıra hem operasyon bölgesinin ve hemde bu alanın üstündeki cildin kıllardan arındırılması tekrarlama riskini azaltabilmektedir. Ameliyattan sonra lazer ile epilasyon, kilo verme, dar giysilerden kaçınma ve hastalık bölgesinin sürekli darbe ve ezilmelerden korunması gibi önlemler tekrarlamayı engellemek konusunda mantıklı görünse de yararları halen ispatlanmamıştır.</p>
<p>Alternatif tedavi yöntemleri olarak bölgenin kazınması, dondurulması, lazer ışınları veya elektrikli bıçaklar ile yakılması yanısıra sinüsün içine veya çevresine değisik kimyasal maddelerin uygulanması denenmiş olsa da hiçbiri bilimsel çevrelerce benimsenmemiştir.</p>
<p>Özetle cildin herhangi bir bölgesinde ama çogunlukla kuyruk sokumu bölgesinde delikler, sivilceler, kanlı veya irinli akıntılar ve ağrılı şişlikler pilonidal sinüs yani <strong>kıl dönmesi hastalığının belirtileri</strong> olabilirler bunlardan herhangi biri veya birilerinin varlığında mutlaka doktora başvurulmalıdır. <strong>Hastalığın tedavisi</strong> hiç bir zaman acil olmamakla birlikte ilerleyici özelliğinden dolayı bir an önce tedavisi için karar verilmelidir. Tedavi hemen her zaman cerrahidir ve varolan bir çok yöntemin seçimi hasta ve hastalığın durumuna göre ve hastanın hayat koşullarına göre değişmektedir. Sık görülen tekrarlamalar için seçilecek tedavi yine cerrahi olmakla birlikte bir çok cerrah tekrarlamalarda bir önceki operasyonda uygulanan prosedürden farklı bir yöntem kullanmaktan yanadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/kil-donmesi-pilonidal-sinus.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mide Mikropu Nedir, Bulaşması, Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/mide-mikropu-nedir-bulasmasi-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/mide-mikropu-nedir-bulasmasi-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 20:16:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mide mikrobu]]></category>
		<category><![CDATA[mide mikrobu belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[mide mikrobu nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62260</guid>
		<description><![CDATA[Mide Mikrobu (Helikobakter Pilori). insanların yaklaşık yüzde % 50&#8242;sinden fazlasının midesinde bulunur. Mide yüzeyindeki bu davetsiz misafir, mukuslu tabakaya yapışarak asidinden kaçan bakteri olma özelliğindedir. Mikrobun bulaşma şekli; ağızdan-ağıza, gaitadan-ağza olmaktadır. Öpüşme ve cinsellikle bulaşmaz. Aile içi bulaşmaya karşı, kişisel hijyen tedbirlerine uyulmasının gerekliliği bilinmektedir. Mide mikrobu; gastrit, mide ülseri, onikiparmak bağırsağı ülserine yol açar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/mide-mikrobu-nedir.jpg"><img src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/mide-mikrobu-nedir-150x150.jpg" alt="Mide Mikropu Nedir, Bulaşması, Tedavisi" title="mide-mikrobu-nedir" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-62623" /></a><strong>Mide Mikrobu</strong> (Helikobakter Pilori). insanların yaklaşık yüzde % 50&#8242;sinden fazlasının midesinde bulunur. Mide yüzeyindeki bu davetsiz misafir, mukuslu tabakaya yapışarak asidinden kaçan bakteri olma özelliğindedir.</p>
<p><strong>Mikrobun bulaşma şekli</strong>; ağızdan-ağıza, gaitadan-ağza olmaktadır. Öpüşme ve cinsellikle bulaşmaz. Aile içi bulaşmaya karşı, kişisel hijyen tedbirlerine uyulmasının gerekliliği bilinmektedir.</p>
<p><strong>Mide mikrobu</strong>; gastrit, mide ülseri, onikiparmak bağırsağı ülserine yol açar. Bunun yam sıra dispepsi (kötü sindirim) olası nedenlerindendir. Bu davetsiz misafir, mide lenfoması ve mide kanseri görülme riskini artırır.</p>
<p>Aynca ürtiker gibi mide bağırsak dışı hastalıklarla ilişkili olabileceğine dair kanıtlar olmakla beraber, kesin ispatlanmış değildir. Son araştırmalar bu mikrobun sadece midede değil, ağız içindeki mukozada da yerleşebileceğini göstermiştir. Ağız boşluğuna yerleştiğinde ağız kokusuna neden olabilir.</p>
<p>Kandan alınan örnekten bu mikroba karşı oluşan bağışıklık tespit edilerek, üre nefes testi denilen üfleme testi ve gaita testi ile saptanabilir.</p>
<p>Ayrıca mikrobu doğrudan tespit eden testler de vardır. Bunlar endoskopi esnasında alınan parçanın ya hızlı üreaz testi denilen bir testle, ya da patolojiye gönderilerek mikroskop altında doğrudan mikrobun gösterilmesi esasına dayanır.</p>
<p>Uzm. Dr. Atilla BEKTAŞ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/mide-mikropu-nedir-bulasmasi-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kürtajın Toplumsal Sıkıntıları ve Yöntemleri</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/kurtajin-toplumsal-sikintilari-ve-yontemleri.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/kurtajin-toplumsal-sikintilari-ve-yontemleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 13:20:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kürtaj sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[kürtaj yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62592</guid>
		<description><![CDATA[Korunmasız ilişki sonrası gebe kalan kişilerin karnındaki bebeği aldırma işlemine kürtaj adı verilmiştir.  Aslında adı bile insanda kötü çağrışımlar yapan bu durum insanoğlunun var edilişinden beri uygulanan bir yöntem ve sorundur. Kürtaj her ülkede serbest değildir. Bazı ülkelerde hamilelik süresi ne olursa olsun kürtaj kesinlikle yasaklanmıştır. Ülkemizde ise hamileliğin belli aylarına kadar yasal olarak izin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kürtaj-nedir.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-61733" title="kürtaj-nedir" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kürtaj-nedir-150x150.jpg" alt="Kürtajın Toplumsal Sıkıntıları ve Yöntemleri" width="150" height="150" /></a>Korunmasız ilişki sonrası gebe kalan kişilerin karnındaki bebeği aldırma işlemine <strong>kürtaj</strong> adı verilmiştir.  Aslında adı bile insanda kötü çağrışımlar yapan bu durum insanoğlunun var edilişinden beri uygulanan bir yöntem ve sorundur. Kürtaj her ülkede serbest değildir. Bazı ülkelerde hamilelik süresi ne olursa olsun kürtaj kesinlikle yasaklanmıştır. Ülkemizde ise hamileliğin belli aylarına kadar yasal olarak izin verilmiştir. Bu süre annenin <a href="http://www.saglikbilgileri.net" title="sağlık">sağlık</a> durumunda bazen biraz daha geciktirilebilmektedir.</p>
<p>Kürtaj modern klinik ve hastanelerde yapıldığı gibi uzman doktor ve hemşireler nezaretinde gerçekleştirilir. Bu gibi durumlarda hastanın karnındaki bebeğin alımında pek bir sorun yaşanmaz. Kadın doğum uzmanları için diş çekmekten daha kolay bir yöntemdir. Ama bazı geri kalmış kırsal bölgelerde bu işi köydeki herhangi bir eğitimsiz kadın bile yapmaktadır. Tabiî ki bunun sonucunda istenmeyen durumlar yaşanabiliyor.</p>
<p>Modern kliniklerde ise değişik birkaç yöntem ile <strong>kürtaj uygulaması</strong> gerçekleştirilir. Bunlardan biri <strong>lokal uyuşturma</strong> yöntemi ile yapılan kürtajdır. Bu yöntem genellikle çok kullanılmayan bir kürtaj uygulamasıdır. Kürtaj yapılacak olan bölge ne kadar uyuşturulursa uyuşturulsun hamile kadın mutlaka acı hissetmektedir. Lokal uygulama yapılıyor olmasından kaynaklı bilinci de yerinde olduğundan ileriki yıllarda psikolojik sorun yaşaması da mümkün olacağından çok kullanılmaz.</p>
<p>Bir başka yöntem ise <strong>genel anestezi</strong> uygulanarak hastanın uyutularak ve uyuşturularak yapılan cerrahi yöntemdir. Genellikle hastane ve kliniklerde bu yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem daha sağlıklı ve acısız olduğu içinde tercih sebebi olabilmektedir. Bir başka yöntem ise <strong>vakum sistemi</strong> ile çekerek yapılan kürtaj uygulamasıdır. Birde çok kişinin bilmediği kürtaj kaşıkları ile kazıma şeklidir ki bunların hepsi hastanın tercihine bağlı olarak gerçekleştirilir. Bu uygulamalar 10 veya 15 dakika içinde de sonlandırılabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/kurtajin-toplumsal-sikintilari-ve-yontemleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabakulak Hastalığı, Belirtileri, Tedavisi, Aşı Süreci</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/kabakulak-hastaligi-belirtileri-tedavisi-asi-sureci.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/kabakulak-hastaligi-belirtileri-tedavisi-asi-sureci.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jan 2012 14:50:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kabakulak]]></category>
		<category><![CDATA[kabakulak aşısı]]></category>
		<category><![CDATA[kabakulak belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[kabakulak hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kabakulak tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=61956</guid>
		<description><![CDATA[Kabakulak Nasıl bir hastalıktır? Kabakulak doğrudan temas ve damlacık yoluyla bulaşıcı bir virüs enfeksiyonudur. Kabakulak Nasıl Bulaşır? Kış sonunda ve ilkbaharda sık görülür.Virüs klinik bulgulardan 1 gün öncesiyle 3 gün sonrasına kadar bulaşıcıdır. Yaşamın ilk 6 ayında plasenta yoluyla geçen antikorlar bebeği enfeksiyondan korur.Kuluçka süresi 16-18 gündür. Kabakulağın Belirtileri Nelerdir, Seyri Nasıldır? Virüsün tükürük bezlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kabakulak-hastaligi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-62205" title="kabakulak-hastaligi" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/kabakulak-hastaligi-150x150.jpg" alt="Kabakulak Hastalığı, Belirtileri, Tedavisi, Aşı Süreci" width="150" height="150" /></a><br />
<em>Kabakulak Nasıl bir hastalıktır?</em><br />
<strong>Kabakulak</strong> doğrudan temas ve damlacık yoluyla bulaşıcı bir virüs enfeksiyonudur.</p>
<p><em>Kabakulak Nasıl Bulaşır?</em><br />
Kış sonunda ve ilkbaharda sık görülür.Virüs klinik bulgulardan 1 gün öncesiyle 3 gün sonrasına kadar <strong>bulaşıcıdır.</strong> Yaşamın ilk 6 ayında plasenta yoluyla geçen antikorlar bebeği enfeksiyondan korur.<strong>Kuluçka süresi</strong> 16-18 gündür.</p>
<p><em>Kabakulağın Belirtileri Nelerdir, Seyri Nasıldır?</em><br />
Virüsün tükürük bezlerini tutma eğilimi vardır.Tükürük bezlerinde şişmeye sebep olur<br />
Önce ateş, kas ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, tükürük bezi (kulak önü) 3-7 gün süren ağrı şişmeye neden olur.<br />
Beze dokunulması ağrıya sebep olur.Ekşi besinler de tükürük salgısını arttıracağı için aynı etkiyi yapar.<br />
Hastaların %10 kadarında merkezi sinir sistemi enfeksiyonları olabilir.<br />
Kusma, ense sertliği, uyku hali sıkça görülür.<br />
Sonrasında tek veya çift taraflı sağırlık görülebilir.<br />
Pankreas tutulumu, testis tutulumu da diğer komplikasyonlardandır.<br />
Orşit (testis enfeksiyonu) kabakulağın en korkulan komplikasyonudur.Daha çok ergenlik sonrası erkek çocuklarda görülür (%30-40) ama 3 yaşın altındaki çocuklarda da görülebilir.Çok kez tek taraflıdır.</p>
<p><em>Kabakulak Hastalığının Tedavisi</em><br />
Serumda amilaz enzimi (tükürük bezi enzimidir) yükselmesi tipiktir.Destekleyici bakım dışında tedavisi yoktur.<strong>Kabakulak aşısı</strong> 12-15 ayda ve 4-6 yılda kızamık-kızamıkçık-kabakulak olarak uygulanır.Kabakulak aşısının temas sonrasında etkin olduğu gösterilmemiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/kabakulak-hastaligi-belirtileri-tedavisi-asi-sureci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

