<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Bilgileri</title>
	<atom:link href="http://www.saglikbilgileri.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikbilgileri.net</link>
	<description>Sağlık Bilgileri</description>
	<lastBuildDate>Sun, 13 May 2012 11:22:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Göz Makyajı Nasıl Yapılır, Teknikleri Nelerdir?</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/goz-makyaji-nasil-yapilir-teknikleri-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/goz-makyaji-nasil-yapilir-teknikleri-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 May 2012 11:16:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[göz makyajı]]></category>
		<category><![CDATA[göz makyajı teknikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62583</guid>
		<description><![CDATA[Koyu renkli makyajlara doyduğumuz, ferah renkleri ve yumuşak dokuları özlediğimiz şu dönemde yaz görüntüsü için çeşitli mavileri özellikle de okyanus mavisini kullanabiliriz. Sık sık düğün, davet ve organizasyonlara katıldığımız bu mevsimde yapılan makyajın her şeyden önce tüy gibi hafif olması gerekir. Bu nedenle ciltle mükemmel bağlantı kurabilen, cildi taze ve genç gösteren bir göz makyajı seçilmelidir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/goz-makyaji-teknikleri.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-63051" title="goz-makyaji-teknikleri" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/goz-makyaji-teknikleri-150x150.jpg" alt="Göz Makyajı Nasıl Yapılır, Teknikleri Nelerdir?" width="150" height="150" /></a>Koyu renkli makyajlara doyduğumuz, ferah renkleri ve yumuşak dokuları özlediğimiz şu dönemde yaz görüntüsü için çeşitli mavileri özellikle de okyanus mavisini kullanabiliriz.</p>
<p>Sık sık düğün, davet ve organizasyonlara katıldığımız bu mevsimde yapılan makyajın her şeyden önce tüy gibi hafif olması gerekir. Bu nedenle ciltle mükemmel bağlantı kurabilen, cildi taze ve genç gösteren bir <strong>göz makyajı</strong> seçilmelidir.<br />
Yaz aylarında ten rengimizin değişmesi, kullanacağımız fondöten renginin de değişmesi demektir. Sıcaktan kaynaklanan ter ve yağlanmalar için mutlaka pudra kullanılmalıdır. Fondöten yüze noktalar halinde bırakılarak sünger yardımı ile tüm yüze eşit biçimde sürülmelidir. Yüz şekline göre ortaya çıkartılacak kısımlara, 1 ton açık, vurgulanmasını istemediğimiz bölümlere 1 ton koyu fondöten uygulanmalıdır.</p>
<p><em>GÖZLER</em><br />
Gözlere şekil vermek için üç ton gerekir. Işık, ara ton ve gölge. Burada unutulmaması gereken temel kural, ışık verdiğimiz her noktanın daha belirgin görüneceği, gölge verdiğiniz ya da daha koyu renkle boyadığınız her noktanın geri plana atılacağıdır.</p>
<p><em>IŞIK</em><br />
Parlak, daha çarpıcı bir etki yaratır, örneğin çukur gözler için daha parlak bir ışık tonu gözü daha çok açar. Kullandığınız ışık tonu ne kadar açıksa görüntünüz de o kadar çarpıcı olur.<br />
Yumuşak veya ten rengi bir ton size daha az çarpıcı bir görünüm verir. Işığı göz kapağı ve kaş kemiğine uygulamamız gerekir.</p>
<p><em>GÖLGE</em><br />
Gölge uygulamak için, far fırçasıyla dış köşeden içe doğru üst kirpik çizgisi boyunca gölge tonunu sürün. Daha sonra sürdüğünüz farı göz kapağı kat çizgisinin dış kısmına doğru çekin ve içe doğru yayın. Ayrıca gölge rengini alt kirpik çizgisinin altına uygulayarak göz kalemini daha da öne çıkartabilirsiniz. Dumanlı bir bakış yaratmak için gölge rengini göz kapağının tümüne kullanabilirsiniz. Kalem kullanarak gözünüzü farklı şekillerde çizebilir ve sınırlarını belirliyebilirsiniz. Ya da bu adımı tamamen atlayabilirsiniz.</p>
<p><em>GELİNLER İÇİN ÖNERİ</em><br />
Gelin makyajında mümkün olduğunca akmayan ve porselen görüntüsü veren ürünler kullanılmalıdır. Uçuk pembe, şeftali, gri, somon, su yeşili, toprak rengi gibi renkler geline gülümseyen, masum bir ifade verecektir. Simli farlar ve pudralar da ışıltı sağlayacaktır. Bu özel günde mutlaka, suya dayanıklı rimel (waterproof) kullanılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/goz-makyaji-nasil-yapilir-teknikleri-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda İdrar Kaçırma Hastalığı</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/cocuklarda-idrar-kacirma-hastaligi.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/cocuklarda-idrar-kacirma-hastaligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 14:45:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[idrar tutamama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=63046</guid>
		<description><![CDATA[İdrar kaçırma organik veya organik olmayan yani ruhsal sebeplerle iki şekilde ortaya çıkar. Çocuk polikliniklerine aileler genellikle müracaat ederler. İdrar yapma ortalama iki yaştan sonra istediğimiz kontrolündediler. Beyindeki merkezler bunu sağlarlar. Beyinden gelen impulslar mesane ucu (idrar torbası) kapakları kontrol ederler. Çocukların gece idrar kaçırmaları genellikle psikolojik sebeplerle ortaya çıkar. İdrar tutamama özellikle azarlanan, güve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/cocuklarda-idrar-kacirma.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-63048" title="cocuklarda-idrar-kacirma" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/cocuklarda-idrar-kacirma-150x150.jpg" alt="Çocuklarda İdrar Kaçırma Hastalığı" width="150" height="150" /></a>İdrar kaçırma organik veya organik olmayan yani ruhsal sebeplerle iki şekilde ortaya çıkar. Çocuk polikliniklerine aileler genellikle müracaat ederler. İdrar yapma ortalama iki yaştan sonra istediğimiz kontrolündediler. Beyindeki merkezler bunu sağlarlar. Beyinden gelen impulslar mesane ucu (idrar torbası) kapakları kontrol ederler.</p>
<p>Çocukların gece <strong>idrar kaçırmaları</strong> genellikle psikolojik sebeplerle ortaya çıkar. <strong>İdrar tutamama</strong> özellikle azarlanan, güve duygusu verilmeyen, aşağılaan, sevgi noksanlığı çocuklarda sık görülür. Hastalığın kesin genetik bir geçişi yoktur ama anne veya babası çocukken idrar kaçırmıışsa bu ailelerde idrar kaçırma çocuklarında da olabiliyor.</p>
<p><strong>İdrar kaçırma tedavisinde neler yapılıyor?</strong><br />
Önce organik bir böbrek ve yolları hastalığını ekarte etmek için rutin idrar tahlili yapılır. Eğer normal ise beyine, mesaneye etki eden antikolinerjik, antidiüretik ilaçlar iki veya üç ay kullanılır, tedavide sadece ilaç tedavisi yeterli değildir.</p>
<p>Muhakkak çocuk psikiyatriden destek almak gerekir. Çocukla, anne ve babayla çocuk psikiyatri uzmanının görüşmesi gerekir. Bazı ilaçların kısırlık yaptığı şeklinde yanlış duyumlara inanmamak gerekir. Uygun doz ve sürede önemli bir yan etkileri yoktur.<br />
Küçük yaşlarda gerekli tedbir alınmazsa ve tedavi yapılmazsa <strong>idrar kaçırma</strong> uzun yıllar, hatta ömürboyu sürebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/cocuklarda-idrar-kacirma-hastaligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selülit Nedir, Selülitin Nedenleri Nelerdir?</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/selulit-nedir-selulitin-nedenleri-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/selulit-nedir-selulitin-nedenleri-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 May 2012 12:15:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Spor ve Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli egzersiz yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[selülit oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[selülitin sebepleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=63039</guid>
		<description><![CDATA[Selülit, deri altında biriken yağ hücrelerinin toksinler ve fazla suyla bir arada olma hali olarak tanımlanan sağlık sorunudur. Vücuttaki kan dolaşımı yavaşlamaya başlamışsa ciltte selülit denilen portakal kabuğu görünümünde bir yapı oluşur. Selülitin Sebepleri, Nedenleri Nelerdir? Selülitin oluşması için birçok farklı potansiyel nedeni vardır. Ancak, öncelikli olanlar: Genetik faktörler Yetersiz beslenme Egzersiz eksikliği Yetersiz kan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/selulit-nedir.jpg"><img src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/selulit-nedir-150x150.jpg" alt="Selülit Nedir, Selülitin Nedenleri Nelerdir?" title="selulit-nedir" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-63042" /></a><strong>Selülit</strong>, deri altında biriken yağ hücrelerinin toksinler ve fazla suyla bir arada olma hali olarak tanımlanan sağlık sorunudur. Vücuttaki kan dolaşımı yavaşlamaya başlamışsa ciltte selülit denilen portakal kabuğu görünümünde bir yapı oluşur.</p>
<p><strong>Selülitin Sebepleri, Nedenleri Nelerdir?</strong><br />
Selülitin oluşması için birçok farklı potansiyel nedeni vardır. Ancak, öncelikli olanlar:<br />
Genetik faktörler<br />
Yetersiz beslenme<br />
Egzersiz eksikliği<br />
Yetersiz kan dolaşımıdır.</p>
<p>Düzenli bir egzersiz rutini olmadan selülit görünümünü vücudunuzdan uzak tutmanı neredeyse imkansızdır. Yaptığınız tüm diler işlemler “düzenli egzersiz yardımcıları” olarak tanımlanır.</p>
<p><strong>Düzenli egzersiz yapmak</strong> kas kütlesinde artışa sebep olacaktır. Artan kas kütlesindeki kan dolaşımı egzersiz anında yoğunlaşacak ve bu sırada en az 5 kat daha fazla kan, arterler ve venler aracılığıyla akıp hızlanacak, bu da selülit görünümünün azalmasına yol açacaktır.</p>
<p>Haftada 3 kez, 30’ar dakika uygulanan dolaşım sistemini güçlendiren egzersizlerin birincil amacı da budur. Egzersizler <strong>selülitli bölgelerde</strong> dolaşımın artmasına ve kas hareketleri sayesinde kas tonunda gerginlik sağlayıp bir sıkı görünüme kavuşmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p>Selülit görünümü vücudun hemen hemen her bölgesinde oluşabilir. Özellikle kalça ve bacak bölgesi selülit görünümünün yoğunlaştığı yerlerdir. Egzersizler, düşük ağırlıklar ve sürekli tekrarlarla şekillendirilmelidir.</p>
<p>Hatalı beslenme alışkanlıkları <strong>selülit oluşumunu</strong> arttıran en önemli nedenlerden bir tanesi. Hızlı yaşam şartlarının size getirdiği yükler arasında beslenmeye her zaman istediğiniz özeni gösteremiyor olabilirsiniz. Önemli olan her koşula uygun akılcı seçimler yapmayı başarabilmek, selülit oluşumunu arttırdığından emin olduğumuz besinlerden uzak durma ve tedavide bize destek olacak besinlere beslenme planınızda yer verebilmek.</p>
<p>Selüliti tamamen yok eden özel bir besin bulunmamakla birlikte, <strong>sağlıklı beslenme</strong> planınızda planınızda yapacağınız bazı küçük dokunuşlar bu süreçte sizi destekleyecek ve özellikle yağ hücrelerinin yakımını hızlandırıp, kolojen doku yapımını arttırarak istediğiniz görüntüye kavuşmanızı kolaylaştıracaktır. Yapılan araştırmalar sağlıklı bir diyetle desteklenmeyen <strong>selülit tedavilerinde</strong> selülitin azalmadığını veya tekrarlandığını buna karşın dengeli beslenme alışkanlığına sahip kişilerin tedavilerinde çok daha etkili ve kalıcı sonuçlar alındığını gösteriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/selulit-nedir-selulitin-nedenleri-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Strese Karşı İyi Gelen Besinler!</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/strese-karsi-iyi-gelen-besinler.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/strese-karsi-iyi-gelen-besinler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2012 22:38:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[strese karşı]]></category>
		<category><![CDATA[stresle baş edebilme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62975</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir eve taşınmak, iş değiştirmek, önemli bir karar vermek, para kaygısı, trafik karmaşası… ve daha birçok şey günlük hayatımızda stres düzeyimizin artmasına sebep olabiliyor. Günümüz koşullarına uyum sağlayabilmek adına yaşadığımız stres, bizler için başlı başına bir sorun kaynağıdır. Ayrıca fark ettirmeden bizleri sağlıksız beslenme davranışlarına sürükler. Örneğin kişiler, stres yaratan bir durumla karşı karşıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/strese-karsi-besinler.jpg"><img src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/strese-karsi-besinler-150x150.jpg" alt="Strese Karşı İyi Gelen Besinler!" title="strese-karsi-besinler" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-62981" /></a>Yeni bir eve taşınmak, iş değiştirmek, önemli bir karar vermek, para kaygısı, trafik karmaşası… ve daha birçok şey günlük hayatımızda <strong>stres</strong> düzeyimizin artmasına sebep olabiliyor. Günümüz koşullarına uyum sağlayabilmek adına yaşadığımız stres, bizler için başlı başına bir sorun kaynağıdır. Ayrıca fark ettirmeden bizleri <strong>sağlıksız beslenme</strong> davranışlarına sürükler. Örneğin kişiler, stres yaratan bir durumla karşı karşıya kaldığında genellikle zararlı yiyeceklere yönelme eğilimi gösterirler. Ne yazık ki bu tip besin seçimleri uzun vadede başka sorunları da beraberinde getirebilir.</p>
<p>Araştırmalarda görülüyor ki, insanlar stres altında iken; “daha fazla kahve içme, öğün atlama, fast fooda yönelme, su içmeyi ihmal ehme, alkol veya tatlı tüketimini arttırma” gibi hatalı yeme davranışları gösterirler. Bu durumu tersine çevirebilmek adına doğru tercihler yaparak <strong>stresle baş edebilme</strong> konusunda kendinize yardımcı olabilirsiniz. İşte <strong>strese karşı savaşan besinler:</strong></p>
<p><em>Muz, avakado, yulaf:</em> Bu besinler içerdikleri triptofan amino asidi ve potasyum minerali sayesinde stresli durumlarda azalan serotonin (uyku düzenini, iştahı, ruh halini düzenleyen hormon) salgılanmasını arttırır.</p>
<p><em>Badem, fıstık, ceviz:</em> Çinko, b vitaminleri, omega-3 ve e vitamini yönünden zengin besinler olmaları nedeniyle strese karşı yatıştırıcı özellik gösterirler.</p>
<p><em>Domates, karpuz, greyfurt:</em> Güçlü bir antioksidan olan likopen ve vitamin C yönünden zengin içerikleriyle stresle savaşmanıza yardımcı olurlar.</p>
<p><em>Somon, ton balığı, sadalye:</em> İçerdikleri zengin omega-3 yağ asitleri sayesinde stres oluşturan hormonların azalmasına yardımcı olurlar. Aynı zamanda bu besinler, depresyon tedavisinde, kalp-damar hastalıklarını önlemede ve adet öncesi sendrom etkilerinin azalmasına da yardımcıdır.</p>
<p><em>Bitter çikolata:</em> İçeriğinde diğer çikolatalara göre daha  fazla kakao bulunan bitter çikolata, magnezyum ve flavanol zengini olması nedeniyle stres azaltıcı tatlı bir kaçamaktır.</p>
<p><em>Süt, yoğurt:</em> Kalsiyum yönünden zengin süt ürünleri anksiyete, huzursuzluk ve premenstrüel sendromun etkilerini azaltmaya yardımcıdır. Yatmadan önce içilen bir bardak ılık süt uykusuzluğa karşı gelir.</p>
<p><em>Turunçgiller (portakal, mandalina vb.), maydanoz, biber:</em> Stresli durumlarda vücuttan c vitamini atımı yoğunlaşmaktadır. Yeterli düzeyde c vitamini alınmasıyla stres hormonu kortizol daha çabuk normale döner.</p>
<p><em>Kuşkonmaz:</em> İçinde yoğun olarak bulunan folik asit sayesinde stres yaratan hormonun etkisiz hale getirilmesine yardımcı olur.</p>
<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/strese-karsi-besinler.jpg"><img src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/strese-karsi-besinler-150x150.jpg" alt="Strese Karşı İyi Gelen Besinler!" title="strese-karsi-besinler" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-62981" /></a><em><a title="yaban mersininin faydaları" href="http://www.saglikbilgileri.net/yaban-mersininin-faydalari.html">Yaban mersini:</a></em> Strese karşı etkili c vitamini ve antioksidan maddeler yönünden oldukça zengin bir meyvedir.</p>
<p><em>Papatya, melisa, yasemin çayı:</em> <strong>Strese karşı iyi gelen besinler</strong> arasında olan, <a title="uykusuzluk hastalığı" href="http://www.saglikbilgileri.net/uykusuzluk-hastaligi-tedavi-yontemleri.html">uykusuzluk</a> ve yorgunluğa iyi gelen bu bitkilerin çaylarından yararlanabilirsiniz.</p>
<p>Nevra Demirel<br />
Diyetisyen</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/strese-karsi-iyi-gelen-besinler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El Egzamasının Nedenleri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/el-egzamasinin-nedenleri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/el-egzamasinin-nedenleri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 11:33:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[el egzaması]]></category>
		<category><![CDATA[el egzaması nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[el egzeması]]></category>
		<category><![CDATA[ellerde kaşınma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62938</guid>
		<description><![CDATA[Başta atopik dermatit olmak üzere, ellerin aşırı terlemesi, mesleki olarak ellerin hasar görmesi, yaralanması, sıcak-soğuk gibi faktörlerden bir veya bir kaçının bir arada olması el egzaması oluşumunu kolaylaştırır. Su ile aşırı temas, havanın aşırı kuru olması, sabun, deterjan, çeşitli çözücü kimyasallar, temizleme ürünleri, lastik eldiven, hatta deriye uygulanan kişisel bakım ürünleri bile deriyi tahriş edebilir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/el-egzamasi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-62940" title="el-egzamasi" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/el-egzamasi-150x150.jpg" alt="El Egzamasının Nedenleri ve Tedavisi" width="150" height="150" /></a>Başta atopik dermatit olmak üzere, <strong>ellerin aşırı terlemesi</strong>, mesleki olarak ellerin hasar görmesi, yaralanması, sıcak-soğuk gibi faktörlerden bir veya bir kaçının bir arada olması <strong>el egzaması</strong> oluşumunu kolaylaştırır. Su ile aşırı temas, havanın aşırı kuru olması, sabun, deterjan, çeşitli çözücü kimyasallar, temizleme ürünleri, lastik eldiven, hatta deriye uygulanan kişisel bakım ürünleri bile deriyi tahriş edebilir. Katı, sıvı maddelerin yanı sıra havada uçuşan partiküller bile <strong>el egzamasına neden</strong> olabilir.</p>
<p><strong>El egzeması</strong> genellikle el sırtı ve parmak aralarında olup, el bileğini aşmazlar. Deride kuruluğun yanı sıra kızarıklık, kaşıntılı ve gittikçe yayılan kabuklu döküntüler ortaya çıkabilir. Ellerinizde, çatlaklar ve ağrı olabilir. En sık ev hanımlarında görülen bu tablo sıklıkla yüzük altından başlar ve yabancı maddelerle temasa bağlı olarak giderek artar. Aşırı su, sabun ve deterjan ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Temizlik işçileri, sağlık personeli ve aşçılar, çiftçi ve inşaat işçileri de egzeması için riskli gruptandır. Bu kişilerde tırnak bozuklukları da görülebilir. Mantar enfeksiyonu ve sedefle karışabilir. Şüpheli durumlarda dermatolog alerji testi ve gerekirse biyopsi alarak tanıyı kesinleştirir. Dış faktörlerden şüpheleniyorsa alerjik yama testi yapabilir. Bu testte deride alerjik reaksiyon oluşturabilecek çeşitli maddeler sırt derisine yapıştırılır. Daha sonra test sonucu okunarak alerjiye sebep olan maddelerin listesi hastaya veilir. Mantar enfeksiyonu olup olmadığını yapılan kazıntının mikroskobik incelemesi ile ayırt edilir. Biyopsi de ise lokal anestezi ile alınan 3-4 mm’lik parça patalog tarafından incelenerek tanı kesinlik kazandırılabilir.</p>
<p><strong>El egzamasının tedavisinde</strong> öncelikle korunma çok önemlidir. Deriyi hasar veren madde ve ortamlardan uzak durmak gerekir. Cildi nemlendirmek en önemli hususlardan biridir. Eğer enfeksiyon varsa ağızdan antibiyotik veilir. Kortizonlu merhemler ve bariyer oluşturan kremler önerilebilir. Bu konuda bazı dermakozmetik ürünlerden de fayda görülebilir. Kaşıntı şiddetli ise antihistaminikler kullanılır. Yeni çıkan bazı tedavilerde karışımlar halinde hazırlanarak dermatologlarca önerilmektedir. El egzaması hastalığının iyileşmesi birkaç ayı alabilir. İyileşme süresinde ve sonrasında ellerin egzama olmasını önlemek için bir takım kurallara uymak gerekir.</p>
<p><strong>El egzamasından korunmak için şunlara dikkat edilmelidir:</strong><br />
-Elleri ılık suyla ve parfümsüz bir likit bir temizleyici ile yıkamalısınız.<br />
-Ellerinizi yıkadığınız zaman nazikçe kurulamalı ve hemen nemlendirici sürmelisiniz. Aslında en iyisi vazelindir fakat kremler ya da merhem de (losyon değil) oldukça etkilidir.<br />
-Kuru ev işleri yaparken de korunmak için pamuklu eldiven giyin. Çamaşır katlarken bile hassas ciltler tahriş olabilir. Eldivenleriniz kirlendiğinde yıkayın. Eğer parmak uçlarınız egzamadan etkilenmemiş ise eldivenin uçlarını sıcak havalarda serinlemek için kesebilirsiniz.<br />
-Patates soyarken, et, soğan, biber, asitli meyveler, limon ve domates ile uğraşırken eldiven giyin. Bu konuda sağlık uzmanları kullanılıp atılan eldivenleri (vinil eldiven) tavsiye ediyor.<br />
Bu yiyecekler işiniz bittiğinde hemen eldiveni çıkarın. Eğer tekrar kullanılan vinil eldivende delik açıldı ise hemen atın. Delik bir eldiven giymek hiç elviden giymemekten daha kötüdür. En iyisi su geçirmez elvidei 15-20 dakikadan uzun giymemektir.<br />
-Yüzük altında tahriş edici maddeler kalabilir. İş yaparken ve ellerinizi yıkayıp ve kurulamadan önce yüzüğünüzü çıkarın. Ayrıca düzenli olarak bir bardak suda bir çay kaşığı amonyakla geceleri yüzüğünüzü temizleyin. Yüzüğünüzü takmadan çalkalayıp, kurulamayın.<br />
-Bulaşık için, bulaşık makinesi kullanın elde yıkamayın. Eğer mecbursanız akan suda ve uzun saplı bir fırça ile yıkayın.<br />
-Dışarıda çalışırken kalın dikişsiz deri veya kumaş eldiven giyin. Deri eldiven ellerinizi soğuk, rüzgarlı ve kuru havalardan korur. Yün kullanmayın, çünkü tahriş edebilir.</p>
<p><strong>El egzaması için alınacak önlemler</strong><br />
Elleri ılık suyla ve parfümsüz likit bir temizleyici ile yıkayın.<br />
Eldeki küçük yaralarınızı bandajlamak, tahriş edici maddelerin yaralanmış deriden kolayca girmesini engeller.<br />
Çalışırken nemlendirici ve doktorunuzun önerdiği merhemlerinizi yanında taşıyın.</p>
<p>Dr. Hülya Sağlam<br />
Dermatoloji Uzmanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/el-egzamasinin-nedenleri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sporun Psikolojik Faydaları</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/sporun-psikolojik-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/sporun-psikolojik-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 May 2012 19:57:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor ve Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[beden sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[düzenli spor]]></category>
		<category><![CDATA[spor yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[sporun psikolojik yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62929</guid>
		<description><![CDATA[Sporun beden sağlığına olan etkileri uzun zamandır araştırma konusuydu. Özellikle kalp ve damar sağlığı üzerindeki olumlu etkileri artık herkesçe biliniyor. Ancak 80’li yıllardan itibaren sporun ruh sağlığı üzerindeki etkileride araştırılmaya başlandı. Araştırmalar gösteriyor ki, düzenli spor yapanlarda depresyon, kaygı ve öfke kontrolüyle ilgili sorunlar düzenli spor yapmayanlara göre çok daha az rastlanıyor. Depresyon ve kaygı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/sporun-faydalari.jpg"><img src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/sporun-faydalari-150x150.jpg" alt="Sporun Psikolojik Faydaları" title="sporun-faydalari" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-62936" /></a>Sporun <strong>beden sağlığına</strong> olan etkileri uzun zamandır araştırma konusuydu. Özellikle kalp ve damar sağlığı üzerindeki olumlu etkileri artık herkesçe biliniyor. Ancak 80’li yıllardan itibaren <strong>sporun ruh sağlığı</strong> üzerindeki etkileride araştırılmaya başlandı.</p>
<p>Araştırmalar gösteriyor ki, <strong>düzenli spor</strong> yapanlarda depresyon, kaygı ve öfke kontrolüyle ilgili sorunlar düzenli spor yapmayanlara göre çok daha az rastlanıyor. Depresyon ve kaygı yaşayan kişilerle yapılan çalışmalarda da spor yaptırılan gruptakilerin semptomlarında spor yapmayanlara oranla çok daha hızlı bir biçimde azalma görülüyor.</p>
<p>Yaşlılar üzerinde yapılan çalışmalar ise aynı ölçüde etkileyici. Spor beyin hücrelerinin daha uzun yaşamasını sağladığı için düzenli egzersiz yapan yaşlılar bunama konusunda, yapmayanlara oranla daha çok avantajlılar. Peki spor bunu nasıl sağlıyor? Nasıl oluyor da beynimiz, ruh sağlığımız üzerinde bu kadar etkili olabiliyor? Spor sayesinde bazı faktörler devreye giriyor:<br />
<strong>Biokimyasal faktörler:</strong> Spor yapıldığında vücut endorfin salgılar. Endorfin doğal bir ağrı kesicidir. Bunun yanı sıra salgılanan norepinefrin ve serotonin gibi nörotransmiterlar antidepresan gibi çalışarak kişinin daha iyi, daha mutlu hissetmesini sağlar.</p>
<p><strong>Fizyolojik faktörler:</strong> Tansiyonun düşmesi, nabzın düşmesi ve daha kolay nefes alabilmek beyne daha fazla kan gitmesini ve kasların da daha iyi gevşeyebilmesini sağlar.</p>
<p><strong>Psikososyal faktörler:</strong> Spor yapmak yağların azalması ve vücudun şekle girmesini sağlar. Günümüzde beden imajı neredeyse bir takıntı halini almıştır. Spor yapan insanların beden imajında bir gelişme olur. O da özgüvenlerinin artmasını sağlar.Bedenini, görünüşünü kendi çabasıyla değiştirmek , geliştirmek insana “kontrol” hissi verir. Bu da özgüvene katkıda bulunan bir faktördür. Bunun yanı sıra spor yaparken sosyal bir ortamda, insanlarla iletişim içinde olmak da sporun ruh sağlığına yararlarından biridir.</p>
<p>“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözünü artık araştırmalar da destekliyor. Herkesin <strong>spor yapmak</strong> için bir nedeni vardır. Ama bilinen o ki, ister spor salonundan çıkmayın, ister haftada bir iki kez yapın, <strong>düzenli spor</strong> herkesi iyi hissettirir!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/sporun-psikolojik-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyku Bozuklukları, Uykusuzluk Sebepleri Nelerdir?</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/uyku-bozukluklari-uykusuzluk-sebepleri-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/uyku-bozukluklari-uykusuzluk-sebepleri-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 May 2012 12:26:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>
		<category><![CDATA[insomnia]]></category>
		<category><![CDATA[uyku bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62919</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlu ömrünün yaklaşık olarak 1/3&#8242;ünü uykuda geçirmektedir. Uykusuzluk önemli bir sağlık sorunudur. Uyku ile ilgili bozukluklar başka diğer hastalıkların habercisi olabildiği gibi, uykunun kendisindeki aksaklıklardan da kaynaklanabilir. Uyku bozuklukları, sebeplerine göre 4 grupta incelenebilir; 1) Primer ( Birincil ) uyku bozuklukları 2) Başka bir ruhsal bozuklukla ilişkili uyku bozukluğu 3) Genel tıbbi duruma bağlı uyku bozukluğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/uykusuzluk3.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-62927" title="uykusuzluk" src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/uykusuzluk3-150x150.jpg" alt="Uyku Bozuklukları, Uykusuzluk Sebepleri Nelerdir?" width="150" height="150" /></a>İnsanoğlu ömrünün yaklaşık olarak 1/3&#8242;ünü uykuda geçirmektedir. <strong>Uykusuzluk</strong> önemli bir sağlık sorunudur. Uyku ile ilgili bozukluklar başka diğer hastalıkların habercisi olabildiği gibi, uykunun kendisindeki aksaklıklardan da kaynaklanabilir. <strong>Uyku bozuklukları</strong>, sebeplerine göre 4 grupta incelenebilir;<br />
1) Primer ( Birincil ) uyku bozuklukları<br />
2) Başka bir ruhsal bozuklukla ilişkili uyku bozukluğu<br />
3) Genel tıbbi duruma bağlı uyku bozukluğu<br />
4) Madde ve ilaç kullanımına bağlı uyku bozukluğu</p>
<p><strong>Uyku Bozuklukları Nelerdir?</strong></p>
<p>Uyku bozuklukları klinik pratikte 4 ayrı şekilde karşımıza çıkmaktadır;<br />
<strong>1) İnsomnia ( Uykusuzluk ):</strong> Uykuya başlama ya da devam ettirme güçlüğü olarak tanımlanabilir.<br />
<strong>2) Hipersonmia ( Gündüz Uykululuğu):</strong> Uyku miktarında, özellikle gündüz uykululuğunda artma. Başta <a title="uyku apnesi nedir?" href="http://www.saglikbilgileri.net/uyku-apnesi-belirtileri-turleri.html">uyku apnesi</a> ve narkolepsi gibi bozukluklarının sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.<br />
<strong>3) Parasomnia:</strong> Uyku süresince ya da uyanııklık ile uyku arası eşikte görülen istem dışı konuşma, yürüme, diş gıcırdatma, kabus görme gibi olağandışı davranışlar ve fizyolojik olaylarla ilişkilidir. Çocuk ve ergenlerde sıklıkla görülen bu durumlar, yetişkinlikte ortaya çıktığında farklı hastalıkların belirtisi olabileceği akla gelmelidir.<br />
<strong>4) Sirkadiyen Ritim Bozuklukları (günlük uyku düzeni bozukluğu):</strong> Günlük uyku düzeninde değişiklikler olması ya da kişinin günlük uyanıklık düzeni ile uyku uyanıklık zamanlaması ve süresinin dış faktörlerin gerektirdikleri ile örtüşmemesi sonucu sürekli ya da tekrarlayıcı bir uyku bozukluğunun ortaya çıkmasıdır. Genellikle ekvatora paralel uzun yolculuk yapanlarda ve vardiyalı çalışanlarda görülmektedir.</p>
<p>Genel erişkin toplumun yaklaşık %1-10&#8242;unun, yaşlıların %25&#8242;inin uyku ile ilgili yakınmaları vardır. Genellikle genç erişkinlikte ve orta yaşlarda başlar. Yaşın ilerlemesiyle görülme sıklığı artar. Kadınlarda daha sık görülür.<br />
<strong>Uyku bozukluklarının</strong> değerlendirilmesinde uyku günlüğünün tutulması önemlidir. Uyku günlüğünde yatağa gitme zamanı, uykuya dalma süresi, uyanmaların sıklığı ve toplam süresi, uyanma ve yatakta kalkma zamanının yanı sıra uykunun niteliği ile ilgili de bilgi edinilir.</p>
<p>Uyku ile ilgili olarak sorun yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden uzman hekimlerce değerlendirilmeleri; hem sorunun kronikleşmesini önleme hem de altta yatan muhtemel sebeplerin erken teşhis edilerek en kısa zamanda tedavilerinin sağlanması açısından önem taşımaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/uyku-bozukluklari-uykusuzluk-sebepleri-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Kanseri ve Güneş Işığı İlişkisi</title>
		<link>http://www.saglikbilgileri.net/cilt-kanseri-ve-gunes-isigi-iliskisi.html</link>
		<comments>http://www.saglikbilgileri.net/cilt-kanseri-ve-gunes-isigi-iliskisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Apr 2012 12:24:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı ve Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[cilt kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[cilt kanseri belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[melanom]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilgileri.net/?p=62827</guid>
		<description><![CDATA[Küçük yaşlardan itibaren uzun süreli maruz kalınan güneşin, hücrelerin DNA&#8217;sını değiştirme suretiyle kansere yol açtığı yıllardan beri bilinen bir gerçektir. Ancak küresel ısınma ile birlikte, güneşin içerdiği ultraviyole ışınlarının artık daha zararlı olduğunu ve eskiye oranla daha fazla korunmak gerektiğini de vurgulamak gerekir. Öyle ki günümüzde, güneşle çok fazla temasla bulunan kişilerde, deri kanserine yakalanma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/cilt-kanseri-belirtileri.jpg"><img src="http://www.saglikbilgileri.net/wp-content/uploads/cilt-kanseri-belirtileri-150x150.jpg" alt="Cilt Kanseri ve Güneş Işığı İlişkisi" title="cilt-kanseri-belirtileri" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-62916" /></a>Küçük yaşlardan itibaren uzun süreli maruz kalınan güneşin, hücrelerin DNA&#8217;sını değiştirme suretiyle kansere yol açtığı yıllardan beri bilinen bir gerçektir. Ancak küresel ısınma ile birlikte, güneşin içerdiği ultraviyole ışınlarının artık daha zararlı olduğunu ve eskiye oranla daha fazla korunmak gerektiğini de vurgulamak gerekir. Öyle ki günümüzde, güneşle çok fazla temasla bulunan kişilerde, <strong>deri kanserine</strong> yakalanma oranının büyük ölçüde çoğaldığı görülmektedir.</p>
<p>En sık görülen ülke, Avustralya olarak kayıtlara geçmiştir. Amerika&#8217;da ise her yıl 1 milyon kişi bu <strong>kanser türüne</strong> yakalanmaktadır. Güneşin bol olduğu ülkelerde daha fazla görülen <strong>cilt kanseri</strong>, en fazla orta yaşlarda ortaya çıkar. Diğer kanser türlerinde olduğu gibi, deri kanserlerinde de erken teşhis çok önemlidir. BCC, SCC ve Melanoma olmak üzere <strong>3 tür cilt kanseri tipi</strong> bulunmaktadır ve en tehlikeli olanı <strong>Melanoma</strong>&#8216;dır. Çoğunlukla vücuttaki benlerin neden olduğu bu kanser türü, ne yazık ki cildin altında kolayca yayılabilmektedir. Bu nedenle ciltte görülen en ufak bir olağan dışı değişikliğin, en kısa sürede kontrolden geçirilmesi gereklidir.</p>
<p><strong>KİMLER RİSK ALTINDA</strong><br />
Sarı ve kızıl saça sahip olan, çilli, açık tenli kimseler güneşten daha çok etkilendiği için daha fazla risk altındadırlar. Ayrıca sırtında veya vücudunun diğer bölümlerinde belirgin çillenme, ben oluşumları da tehlike sinyalleri verir. Ayrıca ailede deri kanseri öyküsü olması da, dikkatli olunmasını, dönem dönem kontrolden geçilmesini gerektirir. Güneşin fazla bulunduğu bölgelerde yaşayıp, tüm gününü güneş altında geçiren kişiler de, kapalı ortamlarda çalışan kişilere oranla daha fazla risk altındadır. Normal benlere göre daha büyük ve daha düzensiz benler ile güneş yanığına maruz kalmış ciltlerde kalıcı şekilde yerleşen cilt lezyonlarına sahip kişiler de dikkatli olmalıdırlar.</p>
<p><strong>CİLT KANSERİNİN BELİRTİLERİ</strong><br />
Genelde tüm türleri kendini renk değişimleri, döküntü veya yaralarla gösterir. Bu yaralar zamanla düzelse de, tekrar etme riski fazladır. Vücutta görülen kırmızı, beyaz, mavi veya mavi- siyah lekeler, ayak parmakları veya bacakta mor kahverengi nodüller, yüz, kulak veya boyunda inci gibi şişlikler, göğüs veya sırtta düz, ten rengi veya kahverengi yara izine benzer lezyonlar; herhangi bir ben üzerinde görülen ve uzun süre iyileşmeyen yara, iltihaplı, kanamalı oluşumlar en önemli belirtilerindendir.</p>
<p><strong>Cilt Kanserinin A-B-C&#8217;si</strong><br />
Vücudunuzda meydana gelen olağan dışı değişikliklerin, kanser belirtisi olup olmadığı hakkında, aşağıdaki soruları cevaplayarak, fikir sahibi olabilirsiniz.<br />
A: ASİMETRİ (ORANTI) &#8211; Beninizin bir yarısı diğer yarısından farklı şekilde mi?<br />
B: BORDER (SINIR) &#8211; Beniniz giriltili çıkıntılı ve düzgün olmayan sınırlar mı çiziyor?<br />
C: COLOR (RENK) &#8211; Beniniz üzerinde birkaç rengi (kırmızı, mavi, kahverengi) bir arada barındırıyor mu?<br />
D: DIAMETER (ÇAP) &#8211; Beniniz normal bir benden daha mı büyük?</p>
<p>Dr. Hülya Sağlam<br />
Dermatoloji Uzmanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilgileri.net/cilt-kanseri-ve-gunes-isigi-iliskisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

