Karaciğer Yağlanması

4
Paylaş
 

Modern yaşamın neden olduğu bir sağlık sorunudur karaciğer yağlanması. Karaciğer yağlanması her zaman alkol tüketimine bağlı değildir. Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması tıp biliminde Non alkolik yağlı karaciğer hastalığı ( NAYKH ) olarak isimlendirilir. NAYKH, en sık görülen karaciğer hastalığıdır.

İçki içmeyen veya sadece sosyal içki olarak tanımlanan kişilerde karaciğerde yağ birikiminin artması sonucu Non alkolik yağlı karaciğer hastalığı (NAYKH) ortaya çıkar. Bu bireylerde karaciğer anatomisi ve fonksiyonları yoğun alkol tüketenlere benzer hal alarak yağlı karaciğerde çeşitli bozukluklar gelişmeye başlar. Basit yağlanma, steatohepatitis, siroz ve onun önemli komplikasyonu karaciğer kanseri hastanın yaşamını etkileyen önemli sorunlardır. Basit yağlanmada adından da anlaşılacağı gibi sadece yağlanma vardır ve hastalık seyri çoğunlukla selimdir. Steatohepatitis denilen tabloda yağlanma yanında, hücrelerde değişiklikler ve iltihabi tutulum da söz konusudur. Steatohepatitis siroz için önemli bir risktir. Amerika Birleşik Devletleri’ nde NAYKH sıklığı % 20, steatohepatitis sıklığı ise % 3 olarak bildirilmiştir.

Tam olarak sebebi bilinmeyen non alkolik yağlı karaciğer hastalığı bazı hastalıklarla çok yakın ilişkilidir. Bunlar; obezite, tip 2 diyabet, insülin direnci, hiperlipidemi ve metabolik sendrom olarak sayılabilir. Örneğin tip 2 diyabeti olan hastaların % 50′ sinde, obezlerin % 74′ ünde NAYKH bulunmuştur. NAYKH olan bireylerin % 20-80 ‘inde kan yağları yüksektir. Görüldüğü gibi her biri tek tek önemli olan bu tablolar NAYKH olan bireylerde bir araya gelmişlerdir. Bazen normal kilolu bireylerde de NAYKH görülebilir. NAYKH, günümüzde çocuklar için bile önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir.

karaciger-yaglanmasiKaraciğer Yağlanması Neden önemlidir?
Aşırı miktarda yağ birikiminin olduğu hastalarda siroz gelişme olasılığı yükselir.
Özellikle steatohepatitis hastalarında orta ve uzun vadede % 20 oranında siroz riski vardır. Ama daha da önemlisi NAYKH’lı hastalarda ciddi kardiyovasküler olay sıklığı son derecede yüksektir. Yani bu hastalarda kalp krizi, beyin feki gibi önemli olaylar topluma göre daha sıktır. Yine bu hastalarda en önemli 2. ölüm sebebi kanserlerdir. NAYKH’lı hastalarda kanser görülme sıklığı artmıştır. Görüldüğü gibi NAYKH karaciğerde önemli hasar oluşturduğu gibi karaciğer dışını da oldukça etkilemektedir.

Karaciğer Yağlanması Nasıl Teşhis Edilir?
Bu hastalığı akla getirecek özel bir belirti ya da bulgu yoktur. Çoğu hastada hiçbir şikayet mevcut değildir. Bazı hastalar halsizlik, yorgunluk ve karnın sağ üst bölgesinde ağrıdan yakınabilirler. Fiziki muayene de genellikle normaldir. Nadiren muayenede karaciğer büyümüş olarak ele gelir. NAYKH teşhisi genellikle rutin yapılan kontroller sırasında konur. Hastalarda tesadüfen saptanan karaciğer enzim yüksekliği araştırıldığında teşhis edilirler. Bunun dışında başka sebeple istenen ultrasonografiler- de tesadüfen görülürler. Tam koymada tomografi ya da MRI ile görüntülemenin ultrasonografıye üstünlüğü yoktur. Bu görüntüleme yöntemlerinin hiçbiri basit yağlanma ile siroza ilerleyen ciddi formların ayrımını yapamaz. Son zamanlarda çıkan bazı özel kan testleri ile olayın şiddeti ve evresi konusunda fikir alınabilir. Fibroscan isimli özel bir görüntüleme yöntemi ile biyopsiye yakın sonuçlar alınabilir. Her hastada gerekmese de karaciğer yağlanması teşhisindeki en iyi yöntem biyopsidir. Biyopsi sadece teşhis etmekle kalmaz hastanın geleceği hakkında da bilgi verir.

Basit yağlanması olan hastaların doğal seyirleri iyidir. Bu kişilerde siroz ihtimali yok denccek kadar azdır. Steatohepatitis hastalarının % 20′si uzun vadede siroza ilerler. İleri yaş, diyabet, şişmanlık siroz için risktir. NAYKH’ na bağlı siroz gelişen hastalarda uzun vadede primer karaciğer kanseri gelişebileceği unutulmamalıdır. Yakın gelecekte karaciğer nakil sebepleri arasında NAYKH önemli bir yer işgal edecektir.

Karaciğer Yağlanması Nasıl Tedavi Edilir?
Ülkemizde ve yurt dışında non alkolik yağlı karaciğer hastalığı tedavisi ile ilgili ruhsatlandırılmış bir ilaç mevcut olmadığı için ilaçla tedavi edilemez. Diyetle kilo kaybı ve fiziksel aktivite bilinen en iyi tedavi yöntemleridir. Egzersiz ve diyetle insülin direnci azalmaktadır. Ancak kilo verilmesi kademeli olmalıdır. Hızlı kilo kaybı önerilmemektedir. Hızlı kilo kaybı ile yağlanmanın kötüleşebileceği unutulmamalıdır. Kilo kaybının NAYKH ile ilişkili hastalıklara da olumlu etkileri vardır. Bu hastalar alkolden kaçınmalıdır. Yine kola, gazoz gibi içinde fruktoz içeren meşrubat¬lar tüketilmemelidir. İnsülin direnci olan hastalar metformin kullanabilir. Kan yağları yüksek hastalara statin verilmesinin sakıncası yoktur. E ve C vitaminlerine ait olumlu veriler vardır. Pioglitozon isimli ilaçla yapılan bazı çalışmalar ümit vericidir. Bunun yanında denenmiş birçok ilacın yararı gösterilememiştir. Eğer hasta aşırı şişmansa bariatrik cerrahi önerilmelidir. Siroz gelişen hastalarda hastalık ileri ve hasta uygunsa karaciğer transplantasyonu yapılabilir.

  • Site Yorum
  • Facebook Yorum

Bir yorum bırak

Bir yorum bırak

Facebookta bizi bulun